Bir Mimarlık Tarihimiz Bile Yok!
"Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü..." Türk mimarlık tarihinin yokluğu üzerine çarpıcı bir analiz.
"Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı hem aptallık..."
— Charles Dickens, "İki Şehrin Hikâyesi"
Türkiye'de mimarlık tarihini kim yazmıştır? Bu soruyu sormak, aynı zamanda bir medeniyetin kendi geçmişiyle hesaplaşma kapasitesini sorgulamak demektir.
Bir mimarlık tarihimiz olmak ne demektir? Taşların ve yapıların ötesinde, bir milletin ruhunu barındıran mekânların hikâyesini anlatabilmek demektir. Bu hikâye yazılmadıkça, mimarlığımız adsız ve tarihsiz kalmaya mahkûmdur.
Büyük Doğu'nun mimarlık anlayışı bu boşluğu doldurmaya çalışan nadir seslerden biridir. Necip Fazıl'ın "Büyük Doğu Mimarisi" tahayyülü, ruhsuz bir modernizme karşı mânâyla yüklü bir mekân anlayışını savunur.
⚠️ Not: Bu yazının tam metni admin panelinden eklenmeyi beklemektedir. Ark Dergisi 1. Sayısından aktarılmıştır.